HZ.MEYMUNE ANNEMİZ

Mekke-Medine otobanında Şerahbiye Hastahanesinin ilerisindeki trafik ışıklarından yaklaşık bir km. sonra beyaz duvarlarla çevrili bir yapı ile karşılaşıyoruz.

Buraya Vadi-yi Serik diyorlar. İçeride sadece küçük bir kabir görülüyor. Burası Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’in eşleri Hz. Meymune’nin kabri.

Hudeybiye Anlaşması yapılıp 628 yılında hac yapamadan geriye dönen Efendimiz, ertesi sene aynı gaye için Mekke’ye geldiğinde, amcası Hz. Abbas, kendisine eşinin kardeşi ile evlenmesi teklifinde bulunur.

Efendimiz bu teklifi kabul eder. Fakat bu izdivacın harem hududları içerisinde gerçekleşmesini arzu eder. Bu sebeple Mekkeli müşriklere, izdivacın Mekke’de gerçekleşmesini istediğini, burada Mekke’ye yemek ziyafeti vereceğini söyler. İhtimal ki bununla Mekkeliler’in kalplerini kazanmayı da düşünmüştü.

Ama müşrikler bu teklifi reddeder. Bunun üzerine Efendimiz zifafını işte tam bu bulunduğumuz yerde yapar. Düğün gecesi Vadi-yi Serik’te yani burada bulunan bir semure ağacının altında kurulan bir çadırda gecelenir.

Semure ve bu mekân Hz. Meymune’nin kaderinde önemli bir yer tutar. Zira Efendimiz’le burada zifafa giren Hz. Meymune Hicri 51 yılında, Hz. Muaviye’nin hilâfeti döneminde buraya gelmiş ve hastalanarak burada yine bir semure ağacı altında vefat etmiştir. Kabri de yine buraya yapılmıştır.

Osmanlılar döneminde burası yeşillik, sulak bir yermiş. İbrahim Paşa’nın Miratü’l-Haremeyn isimli eserinde Hz. Meymune’nin kabrinin resmi mevcuttur. O resimde kubbeli bir türbe ve bir de sebil göze çarpar. 

Mekke yerlileri Hz. Meymune’yi her sene anıyor. Safer ayı içinde buraya toplanan çevre halkı annemiz için mevlid okutup, yemek dağıtıyor.

Görünüşte Sevgili ile vuslata erdiği yerde yalnız kalmış bir Annemiz. O Sevgili ile beraber. O Cennet bahçesinde. O Mekke’ye girişte yolun kenarında her gelene hoş geldiniz diyor. Ona selam vermeden Mekke’ye girmek olmazdı. Allah herkese nasip etsin. AMİN