CENNET-ÜL MUALLA
Cin Mescidi’nin çapraz karşısında aslında zamanında vadi hâlinde olan iki cepheli bir yer, duruyor. Dikkatle bakıldığında üzerinde küçük tümseklerin görülebileceği bu yer, Mekke’nin en önemli kabristanı olan Cennetü’l-Mualla’dır.
Eski yıllarda Mekke şehrinin dışında olan bu kabristan artık şehrin içinde kalmış. Kabristan’ın tam ortasından ana yol geçiyor. Bir yön den faydalı da olmuş. Çünkü Arabistan’da kadınlar kabristanlara giremedikleri için üstten geçen yolun iki kenarına dizilerek kabristanı inceleme ve oradan dua etme fırsatı buluyorlar.
Suudi Arabistan’da kabristan anlayışı biraz farklı olduğu için Türkiye’de gördüğümüz şekilde bir yer aramamanız gerekiyor. Kabirlerin başında mezar taşları yok. Sadece bir işaret taşı var. Çoğu kişi dedesinin kabrinin yerini tam olarak bilmez. Çünkü ölen kişilerin naaşları dört duvar beton plakaların içerisine konup ağzı kapatılıp az bir toprak atıldıktan sonra bir süre bekler ve içeride bir şey kalmadığına kanaat getirildiğinde aynı yere başka kişiler defnedilir.
Burada mü’minlerin annesi Hazreti Haticetul Kübra (R.A.)’nın mübarek kabirleri, sahabe-i kiram, tabiin ve salihinden bir çok kimselerin kabirleri vardır.
Abdullah İbn-i Zübeyir (R.A.), Hz. Ebu Bekir’in büyük kızları Esma (R.A.), yine Hz. Ebu Bekir’in oğlu Abdurrahman (R.A.), Abdullah İbn-i Ömer (R.A.), Osman Bin Talha (R.A.) hazretleri gibi Sahabe-i Kiram’ın büyüklerinden bir çok zatların kabirleri de buradadır.







