UHUD
Medine’nin kurulduğu düzlüğü kuzeyden kuşatan 8 km. uzunluğundaki Uhud dağının Mescid-i Nebevi’ye uzaklığı 5 km.’dir Bölgedeki herhangi bir dağ silsilesine bağlı olmadığı, tek başına bulunduğu için bu adı almıştır. Yer seviyesinden yüksekliği 350 metredir.
Aralarında Hz. Hamza’nın da bulunduğu 70 sahabinin şehit olduğu Uhud savaşı hicretin 3. yılında burada gerçekleşmiş ve adını buradan almıştır. Uhud dağının eteklerinde, Hz. Peygamber (S.A.V.)’in ordunun arka tarafını emniyete almak için elli okçu yerleştirdiği Ayneyn tepesi vardır.
Savaş bu tepe ile Uhud dağı arasındaki düzlükte meydana gelmiş ve şehitler de bu alana defnedilmiştir. Bu şehitliğin yanına da bugün Mescid-i Hamza adıyla bilinen bir mescid yaptırılmıştır.
Peygamber Efendimiz (S.A.V.) Uhud şehitlerinin başı ucunda: “Ben sizin Allah katında diriler olduğunuza şahidim. Ashab-ı Kirama dönerek bunları ziyaret edin ve selamlayın, Allah’a yemin ederim ki bunlar kıyamete kadar selamlayana karşılık verir.” buyurdular. (Miratü-1 Haremeyn c.2 s.1026).
Resulullah Efendimiz zaman zaman Uhud şehitlerini ziyaret etmiştir. Hz. Fatıma validemiz iki, üç günde bir Uhud’a gider amcası Hazreti Hamza’nın kabrini ziyaret eder, ağlar, dua eder ve kabrini düzeltirdi.
Peygamber Efendimiz(S.A.V.)’in “Uhud bizi sever, biz de Uhud’u severiz.” diye övdüğü bu dağ Asr-ı Saadet döneminde önemli bir savaşa ev sahipliği yapmış. Yine sahih olan bir rivayete göre bir gün Hz. Peygamber (S.A.V.), Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman (R.A.) bu dağın üzerinde bulundukları sırada dağ sallanmaya başlayınca Hz. Peygamber (S.A.V.), “Ey Uhud yerinde sakin ol, zira senin üzerinde, bir nebi, bir sıddık iki de şehid var.” buyurur.




