MEKKE

Arap yarımadasının kuzeyinde, deniz seviyesinden yüksekliği 250-350 m. arasında değişen bir vadi üzerinde kurulmuştur.

Merkezinde Kabe’nin yer aldığı bu vadinin ortasındaki çukur alan, doğuda Ebukubeys, batıda Kuaykıan, güneybatıda Sevr, kuzeydoğuda Hira ve Sebir dağlarıyla kuşatılmıştır.

Hac ibadetinin yerine getirildiği Arafat, Müzdelife ve Mina Mekke’nin doğusundadır. Kur’an-ı Kerim’de “ekin bitmeyen bir vadi” olarak nitelenen (İbrahim 14/37) Mekke ve çevresi çöl karakterli bir araziye sahip olup Arap Yarımadasının en mühim merkezlerinden birisi haline gelmesini doğrudan Kabe’nin burada yapılmasına borçludur.

İSLAM’IN İLK ŞEHİTLERİNİN ŞAHADETE KAVUŞTUKLARI YER

Asr-ı Saadet’te imanı aşkla yaşayarak “İslam’ın İlk Şehidesi” ünvanına nail olan bahtiyar hanım sahabi, Hazret-i Sümeyye Hatun’dur. 

Önceleri eline bir iğnenin batmasından dahi son derece çekinip korkan Hazret-i Sümeyye -radıyallahu anha-, imanın ulvi hazzını tattıktan sonra, müşriklerin kızgın demirlerle vücûdunu dağlamalarına rağmen büyük bir tahammül göstermiş, imanından asla taviz vermemiştir. 

Vahşi işkencelere maruz kaldıktan sonra, bir ayağı bir deveye, diğer ayağı da başka bir deveye bağlanarak canavarca parçalanmış, feci bir şekilde şehit edilmiştir. Kocası Hazret-i Yasir de yaşlı ve zayıf bir kimse olmasına rağmen tahammül ötesi bir sabır göstermiş, nihayetinde o da şehadet şerbetini içmiştir. 

Böylece Yasir ailesi -radıyallahu anhüm- İslam’ın ilk şehitleri olmuşlardır. imanlarının bedelini, onu aşkla yaşayarak ödemişlerdir.

Yer Ağaç Mescidinin Mescid-i Haram tarafındadır.

Resimdeki direklerin olduğu yerin İslam’ın ilk şehitleri Hz. Sümeyye ve eşi Hz. Yasir’in şehit edildiği yer. Orası Hac ve Umre’ye gelen ziyaretçilere özellikle gösterilmesi gereken bir yer olmalı ve yeri belli edilmelidir. Bu insanlar, dininden dönmesi için her türlü zulüm karşısında direnen müslümanlar için önder olmuşlardır. Kafire boyun eğmemiş ve şehit olmuşlardır. Onların bu imanı İslam’ın büyümesinde önemli bir katkı sağlamıştır.

 

 

HZ. MUHAMMED (S.A.V)’İN VE İSLAM’IN AZILI DÜŞMANLARINDAN BİRİ EBU CEHİL’İN EVİ

Ebü’l-Hakem olan künyesi İslamiyet’e düşmanlığı sebebiyle Hz. Peygamber tarafından Ebu Cehil şeklinde değiştirilmiştir. 

Darünnedve üyesi olan Ebu Cehil, Resul-i Ekrem’in davetine başından beri karşı çıkmış ve müslümanlar aleyhinde hazırlanan bütün komplolarda yer almıştır. 

Ebu Cehil, müşriklerin muharebe ihtiyaçlarının büyük bir kısmını bizzat karşıladığı Bedir Savaşı’nda ensardan Afra’nın oğulları Muaz ve Muavviz tarafından öldürüldü. Bu iki kardeşin onu yaraladıkları ve başının Abdullah b. Mes‘ud tarafından kesildiği de rivayet edilmektedir. 

Ebu Cehil, katledilen diğer müşriklerle beraber Bedir’deki kör kuyulardan birine atıldı. Hz. Peygamber’in bu ümmetin firavunu olarak tavsif ettiği Ebu Cehil hakkında, İslamiyet aleyhindeki faaliyetleri, Resul-i Ekrem’e ve ashabına yaptığı zulüm ve haksızlıklar sebebiyle pek çok ayet nazil olmuştur.

Evi Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’in evinin karşısında bulunmaktadır ve WC (Hela) olarak kullanılmaktadır.